yine içimde bi özlemle uyandım. yine sol tarafımdaki boşluk varlığını hissettirdi. yine huzursuz oldum sabah sabah. yine iliklerime kadar özledim.
"gel" demicem bu sefer. her "gel" dediğimde benden bir şeyler götürdün çünkü. hep yarım bıraktın bende bir şeyleri. hep bitirdin. hep bittik biz. hiç başlayamadık. bi türlü ileri gidemedik, hep geriledik. ve ben her seferinde yalnız kaldım, hep başa döndüm. bunların hiçbiri artık umurumda değil.
çünkü bir daha sana "gel" demicem. gelme. gelmemen en doğrusu. zaten bulunduğum yer senin gelmen için uygun bir yer değil. duvarlar üzerime geliyor...
yaktığım sigaranın dumanında boğuluyorum bu sıralar. içtiğim viskinin etkisiyle dönüyo başım. bazen yanımda oluyorsun o sıralar ama ayılınca gidiyorsun. artık gel demiyorum.
gelme.
ya da geleceksen, yanında viski de getir. ayılınca gidersin. ayılınca yine yalnız kalırım. ayılınca yine her şeyin boktan gittiğini hatırlarım. ayılınca yine viski içerim. ya da bira. sahi, en son ne zaman birayla sarhoş olmuştum? hatırlamıyorum. sanırım olmadım. birayla sarhoş olan insanları da hiç anlamadım. anlamıcam. hep ilginç gelecekler bana, hep farklı gelecekler. hep zayıf gelecekler, güçsüz gelecekler. bazen onlar gibi güçsüz olmayı diliyorum aslında. yokluğunda hemen yıkılmayı diliyorum. hiç savaşmadan hemen yenilmeyi. barış bayrağını havaya kaldırmayı! uyumayı diliyorum...
şimdi. gelme. geleceğin yer güzel değil. geleceğin yer, enkaz. yıkıldı. yıkıldık. bittik. gelme. beni de kurtar buradan. gelme. beni de götür. gittiğin her yere. gelme...