uzaklar yakın, yakınlar çok uzak.
neden? neden ben seni sevdikçe sen benden kaçıyorsun? sevilmemek mi istiyorsun? anlıyorum... ben de istemiştim. sevilmemek istemiştim, herkesten uzak olmak, yalnız kalmak istemiştim. yaptım da bunu. çok güzel yaptım. başardım. sevmedim, sevemedim. sonra da kimse tarafından sevilmedim, uzun süre...
sonra, sonra seni buldum ve o kadar inandım ki sevdiğine. o kadar güzel inandırdın ki. birden her şey boka sardı. niçin? beni bırakıp gitmen için seni sevmem mi gerekiyordu? sevmesem kalacak mıydın?
yapamadım be. sevdim işte. güvendim.
ama hep böyledir değil mi? tam seversin, giderler. herkes illa gidecek mi? herkes hep gider mi? kim kalır?
özlüyorum inan. yanında olmayı özlüyorum. sesini özlüyorum. unuttuğum sesini. aklıma, kalbime kazınan seni özlüyorum. geçecek mi bu da? sesini unuttuğum gibi seni özlemeyi de unutacak mıyım?
o kadar zor ki her şey. zor geliyor bana. kaldırmaya çalışıyorum. altından kalkmaya çalışıyorum. baş etmeye çalışıyorum! nefes almaya çalışıyorum...
keşke gitmeseydin ya. ne güzel olurdu. ne güzel bakardın gözlerimin içine, yine. sever gibi. aşık gibi. ne güzel bakmıştın... ne güzel inandırmıştın...
sen gel, ben yine inanırım sana. hiçbir şey olmamış gibi devam ederiz. hatta yeniden başlarız. belki bu sefer beni sevmeyi denersin. belki başarırız birlikte. ne dersin? gelsene.
ben çok yalnızım burada. çok canım acıyor. geçmeyecek gibi böyle. elinden oyuncağı alınmış çocuklar gibi, üzgünüm. o denli acıttın canımı. değdi mi? gitmene, kırmana, ağlatmana, boşlukta hissettirmene değdi mi? MUTLU MUSUN?
eğer mutluysan sen, ben susarım. eğer mutsuzsan gel. ben seninle mutsuz olmaya da razıyım...