ellerimi uzatsam tutabilir misin?
dudaklarımı uzatsam öpebilir misin?
saçlarımı uzatsam koklayabilir misin?
yeniden.
Monday, October 14, 2013
Monday, October 7, 2013
neden?
niye?
herkesin ardında bıraktığı sorular hep aynı mı olur?
hiç mi değişmez?
hiç mi olamayız mutlu?
hep mi giderler...
hep mi hiç arkalarına bakmadan giderler...
yapamadım.
yaşayamam bir kez daha.
ayaklarımın altına alamam gururumu.
çiğneyemem.
BENİ AFFET.
seni suçlayamıyorum...
keşke suçlayabilsem belki
belki nefret ederdim senden.
YAPAMIYORUM.
hatırlıyorum sadece.
"nesine yar nesine"
"sezenler olmuş"
"gel dedim"
"VAZGEÇTİM"
niye?
herkesin ardında bıraktığı sorular hep aynı mı olur?
hiç mi değişmez?
hiç mi olamayız mutlu?
hep mi giderler...
hep mi hiç arkalarına bakmadan giderler...
yapamadım.
yaşayamam bir kez daha.
ayaklarımın altına alamam gururumu.
çiğneyemem.
BENİ AFFET.
seni suçlayamıyorum...
keşke suçlayabilsem belki
belki nefret ederdim senden.
YAPAMIYORUM.
hatırlıyorum sadece.
"nesine yar nesine"
"sezenler olmuş"
"gel dedim"
"VAZGEÇTİM"
Monday, September 16, 2013
her gün küllükte yeni bir cinayete şahit oluyor parmaklarım.
sana "çok sigara içiyorsun" diyen ben, ben değilim artık, sen oldum.
yokluğun soğuk.
yokluğun amansız.
yokluğun ölüm kadar sessiz.
"özledim" desem, senin için bir anlam ifade etmeyecek.
biliyorum.
özlemiyorsun.
sevmedin benim gibi, sevemedin.
kızmıyorum sana.
kızamıyorum.
her an'ın aklımda.
her gülüşün.
her kaşlarını çatışın.
her mimiğin.
mıh gibi aklımda.
çıkartamıyorum...
bil diye söylüyorum, "özledim"
kokunu,
dudaklarını,
sarılışını,
öğlen 12'de bira içişini.
"biz şimdi neyiz?" diye espri yaptığım zaman suratını asıp "arkadaşsak ona göre davranayım?" demeni.
sarı tshirtünü,
sakallarını,
omzunu.
ben seni özledim.
kalbime sapladığın o keskin bıçağa rağmen,
ben seni çok özledim.
sana "çok sigara içiyorsun" diyen ben, ben değilim artık, sen oldum.
yokluğun soğuk.
yokluğun amansız.
yokluğun ölüm kadar sessiz.
"özledim" desem, senin için bir anlam ifade etmeyecek.
biliyorum.
özlemiyorsun.
sevmedin benim gibi, sevemedin.
kızmıyorum sana.
kızamıyorum.
her an'ın aklımda.
her gülüşün.
her kaşlarını çatışın.
her mimiğin.
mıh gibi aklımda.
çıkartamıyorum...
bil diye söylüyorum, "özledim"
kokunu,
dudaklarını,
sarılışını,
öğlen 12'de bira içişini.
"biz şimdi neyiz?" diye espri yaptığım zaman suratını asıp "arkadaşsak ona göre davranayım?" demeni.
sarı tshirtünü,
sakallarını,
omzunu.
ben seni özledim.
kalbime sapladığın o keskin bıçağa rağmen,
ben seni çok özledim.
Thursday, September 12, 2013
uyusam.
saatlerce.
hiç uyanmadan.
uyusam.
sağır olsam artık.
dilsiz olsam.
kör olsam.
duymasam o yalan sözleri.
görmesem o yalandan samimiyetlerinizi.
canım yanıyor.
ben yine güvendim.
yine.
yeniden.
bağlandım.
bir anda.
her şeyin güzel olacağına o kadar inandım ki.
her şeyin düzeleceğine.
bu kez dedim.
bu kez mutlu olacağım.
suçlamıyorum seni.
yanlış anlama.
benim kaderimmiş bu da.
yalnızlık
sensizlik
kimsesizlik
öksüz
yetim
bi başıma...
saatlerce.
hiç uyanmadan.
uyusam.
sağır olsam artık.
dilsiz olsam.
kör olsam.
duymasam o yalan sözleri.
görmesem o yalandan samimiyetlerinizi.
canım yanıyor.
ben yine güvendim.
yine.
yeniden.
bağlandım.
bir anda.
her şeyin güzel olacağına o kadar inandım ki.
her şeyin düzeleceğine.
bu kez dedim.
bu kez mutlu olacağım.
suçlamıyorum seni.
yanlış anlama.
benim kaderimmiş bu da.
yalnızlık
sensizlik
kimsesizlik
öksüz
yetim
bi başıma...
Sunday, September 8, 2013
Tuesday, August 27, 2013
karalama.
"senin hâla az biraz ben kokuyor olman lazım.
fazla uzaklaşmış olamazsın kalbimden.
zaten sen en çok benim yanıma yakışırsın.
istediğin kadar gez başka kalplerde.
son durağın ben olacağım."
fazla uzaklaşmış olamazsın kalbimden.
zaten sen en çok benim yanıma yakışırsın.
istediğin kadar gez başka kalplerde.
son durağın ben olacağım."
Tuesday, August 6, 2013
bazen ağlamak istiyorsun...
o orada gülerken, sen burada acı çekiyorsun...
aslında o kadar basit ki her şey;
seni sevmiyor. sevmeyecek. gelmedi. gelmeyecek.
biliyorsun.
ama vazgeçemiyorsun...
hani hep sana bir adım yaklaşıyor ya...
sonra kilometrelerce öteye gidiyor tabi.
o bir adım sana öyle bir umut veriyor ki,
beklemekten alıkoyamıyorsun kendini.
canın çıkana kadar bekliyorsun.
karşına çıkanları görmüyorsun bile...
biri uğruna o kadar çok şey kaybediyorsun ki bazen.
kaybettiklerin umrunda bile olmuyor, onu istiyorsun.
SENİ İSTİYORUM.
EKSİK HİKÂYEMİN KAHRAMANI...
GEL.
TAMAMLANAYIM.
o orada gülerken, sen burada acı çekiyorsun...
aslında o kadar basit ki her şey;
seni sevmiyor. sevmeyecek. gelmedi. gelmeyecek.
biliyorsun.
ama vazgeçemiyorsun...
hani hep sana bir adım yaklaşıyor ya...
sonra kilometrelerce öteye gidiyor tabi.
o bir adım sana öyle bir umut veriyor ki,
beklemekten alıkoyamıyorsun kendini.
canın çıkana kadar bekliyorsun.
karşına çıkanları görmüyorsun bile...
biri uğruna o kadar çok şey kaybediyorsun ki bazen.
kaybettiklerin umrunda bile olmuyor, onu istiyorsun.
SENİ İSTİYORUM.
EKSİK HİKÂYEMİN KAHRAMANI...
GEL.
TAMAMLANAYIM.
bazen*
yarım kalmak gerekiyormuş bazen.
bazen, bir kez bile sarılmadan bitmesi gerekiyormuş her şeyin.
sadece senin sevmen gerekiyormuş bazen.
bazen, acı çekmen gerekiyormuş.
beklemen gerekiyormuş bazen.
bazen, göz yaşların kuruyana dek ağlaman gerekiyormuş.
sigaraları art arda yakmak gerekiyormuş bazen.
bazen, tavana bakıp seni hayal etmek gerekiyormuş sigaranın dumanını son nefesini verir gibi üflerken...
bazen...
keşke diyorum ki,
gelsen.
o kadar canımı acıtıyor ki hiç başlamayan bir şeyin bitmesi. belki başlasa, her şey o kadar güzel olacak ki...
tam bir muammayım.
diyorum ya bazen,
başlamadan biten şeyler çok can acıtır.
bazen, bir kez bile sarılmadan bitmesi gerekiyormuş her şeyin.
sadece senin sevmen gerekiyormuş bazen.
bazen, acı çekmen gerekiyormuş.
beklemen gerekiyormuş bazen.
bazen, göz yaşların kuruyana dek ağlaman gerekiyormuş.
sigaraları art arda yakmak gerekiyormuş bazen.
bazen, tavana bakıp seni hayal etmek gerekiyormuş sigaranın dumanını son nefesini verir gibi üflerken...
bazen...
keşke diyorum ki,
gelsen.
o kadar canımı acıtıyor ki hiç başlamayan bir şeyin bitmesi. belki başlasa, her şey o kadar güzel olacak ki...
tam bir muammayım.
diyorum ya bazen,
başlamadan biten şeyler çok can acıtır.
Saturday, August 3, 2013
o işler öyle olmuyo işte
bazen diyorum ki,
çık karşısına, konuş.
anlat içindekilerini.
dök kalbinde biriktirdiğin tüm aşkı, sevgiyi.
sonra sarıl.
sımsıkı sarıl O'na, şaşırsın.
ne yapacağını bilemesin.
sonra O'da sarılsın, burnunu saçlarına gömsün, koklasın.
saatlerce kalalım öyle.
bazen de diyorum ki,
o işler öyle olmuyo işte.
çık karşısına, konuş.
anlat içindekilerini.
dök kalbinde biriktirdiğin tüm aşkı, sevgiyi.
sonra sarıl.
sımsıkı sarıl O'na, şaşırsın.
ne yapacağını bilemesin.
sonra O'da sarılsın, burnunu saçlarına gömsün, koklasın.
saatlerce kalalım öyle.
bazen de diyorum ki,
o işler öyle olmuyo işte.
aynı.
keşke aynı gökyüzüne baksak seninle.
aynı yıldızları saysak, aynı yıldız kaydığında dilek tutsak.
aynı dileği tutsak.
keşke aynı yatakta uyusak seninle.
aynı anda birbirimize bakıp sırıtsak.
keşke aynı masada yemek yesek seninle.
aynı anda acıksak.
keşke her şeyimiz aynı olsa seninle,
kalplerimiz bile.
aynı yıldızları saysak, aynı yıldız kaydığında dilek tutsak.
aynı dileği tutsak.
keşke aynı yatakta uyusak seninle.
aynı anda birbirimize bakıp sırıtsak.
keşke aynı masada yemek yesek seninle.
aynı anda acıksak.
keşke her şeyimiz aynı olsa seninle,
kalplerimiz bile.
Friday, August 2, 2013
sevgilim.
ben şimdi haritada bile yerini gösteremeyeceğin bir şehirde, hayatında hiç gezmediğin sokaklarda yürüyüp seni düşünüyorum.
uzaktasın. yakınlaşmaya çalıştıkça daha çok uzaksın.
soğuksun. olduğun şehir kadar soğuk. olduğun şehir kadar karlı ve yağmurlusun.
bazen depremsin hâtta. kalbimi yerlebir eden şiddetli bir deprem.
daha fazla dayanabilir miyim? bilmiyorum. ki gelsen, her şeyin daha güzel olacağına eminim.
iyi olacağıma eminim.
seni güldürebileceğime bile eminim.
keşke gelsen,
ben de iyileşsem.
uzaktasın. yakınlaşmaya çalıştıkça daha çok uzaksın.
soğuksun. olduğun şehir kadar soğuk. olduğun şehir kadar karlı ve yağmurlusun.
bazen depremsin hâtta. kalbimi yerlebir eden şiddetli bir deprem.
daha fazla dayanabilir miyim? bilmiyorum. ki gelsen, her şeyin daha güzel olacağına eminim.
iyi olacağıma eminim.
seni güldürebileceğime bile eminim.
keşke gelsen,
ben de iyileşsem.
gelmeyecek olana;
beklerim.
elimden geldiğince, beklemeye çalışırım.
biliyorum gelmeyeceksin.
vazgeçemiyorum.
vazgeçmiyorum.
sarılmak istiyorum bir kere, koklamak istiyorum, kokunu içime çekmek istiyorum doya doya.
OMUZundan öpmek istiyorum, defalarca, bıkmadan.
alnındaki izleri okşasam mesela,
kaşlarını çattığında alnında oluşan o izleri öpsem tek tek...
elimden geldiğince, beklemeye çalışırım.
biliyorum gelmeyeceksin.
vazgeçemiyorum.
vazgeçmiyorum.
sarılmak istiyorum bir kere, koklamak istiyorum, kokunu içime çekmek istiyorum doya doya.
OMUZundan öpmek istiyorum, defalarca, bıkmadan.
alnındaki izleri okşasam mesela,
kaşlarını çattığında alnında oluşan o izleri öpsem tek tek...
Monday, July 22, 2013
içim daralıyor.
içim sıkılıyor.
allak bullak oldum ben.
neden böyleyim?
yalnız kalmak istiyorum ben.
ebediyen.
yalnız ölmek istiyorum.
kimse gelmesin beni gömmeye.
kimse yıkamasın benim cesedimi.
kimse toprak atmasın üzerime.
çırıl çıplak yatayım toprağın içinde!
açık kalsın üzerim.
üşüyeyim.
ölümden daha soğuk olayım...
içim sıkılıyor.
allak bullak oldum ben.
neden böyleyim?
yalnız kalmak istiyorum ben.
ebediyen.
yalnız ölmek istiyorum.
kimse gelmesin beni gömmeye.
kimse yıkamasın benim cesedimi.
kimse toprak atmasın üzerime.
çırıl çıplak yatayım toprağın içinde!
açık kalsın üzerim.
üşüyeyim.
ölümden daha soğuk olayım...
özledim mi seni?
ne bu kalbimde biriken pas?
anlam veremiyorum.
kalbim buruk.
oysa ne rahattı içim seni terk ederken. üzüldüğünde bile yanmadı içim.
neyin pişmanlığını yaşıyorum şimdi ben? neyin hüznü bu? neyin kırıklığı?
sen mutlusun diye mi üzülüyorum? mutsuz olsan sevinecek miydim? mutsuzluğuna sevinecek kadar az mı sevdim seni? bensiz mutlu olacağını bile bile mi sevdin beni?
iyi olan ne, kim? ben iyi değilim. ben hiç iyi değilim.
beraber mutsuz mu olsaydık? ben tek başıma kaldıramıyorum bu yükü.
"gelsene"
gel. bir uğra, kahvemi iç. ya da bir büyük söyleyelim ortaya. dökelim içimizi birbirimize. sonra bana borcunu öde, mutsuzluk borcunu.
ne bu kalbimde biriken pas?
anlam veremiyorum.
kalbim buruk.
oysa ne rahattı içim seni terk ederken. üzüldüğünde bile yanmadı içim.
neyin pişmanlığını yaşıyorum şimdi ben? neyin hüznü bu? neyin kırıklığı?
sen mutlusun diye mi üzülüyorum? mutsuz olsan sevinecek miydim? mutsuzluğuna sevinecek kadar az mı sevdim seni? bensiz mutlu olacağını bile bile mi sevdin beni?
iyi olan ne, kim? ben iyi değilim. ben hiç iyi değilim.
beraber mutsuz mu olsaydık? ben tek başıma kaldıramıyorum bu yükü.
"gelsene"
gel. bir uğra, kahvemi iç. ya da bir büyük söyleyelim ortaya. dökelim içimizi birbirimize. sonra bana borcunu öde, mutsuzluk borcunu.
Saturday, July 13, 2013
sadece dursan yanımda.
konuşmasan hiç.
sussak saatlerce.
gözlerime baksan.
sarılsan sonra.
ağlasam ben.
göz kapaklarımdan öpsen beni.
sonra tekrar sarılsan sımsıkı.
dursak öyle...
saatlerce kalsak.
sonra bir solukta içsen nefesimi.
saçlarımı öpsen.
koklasan boynumu.
içine çeksen beni.
ellerimi tutsan.
hayır. sen sus sadece.
sadece sus.
konuşmasan hiç.
sussak saatlerce.
gözlerime baksan.
sarılsan sonra.
ağlasam ben.
göz kapaklarımdan öpsen beni.
sonra tekrar sarılsan sımsıkı.
dursak öyle...
saatlerce kalsak.
sonra bir solukta içsen nefesimi.
saçlarımı öpsen.
koklasan boynumu.
içine çeksen beni.
ellerimi tutsan.
hayır. sen sus sadece.
sadece sus.
usanmadan okusan beni harf harf.
kitap koklar gibi koklasan boynumu, nimeti öper gibi öpsen beni.
dua eder gibi çıksa adım ağzından.
ben sadece senin yanında "ben" gibi olmak istiyordum.
keşke sen de benim tanıdığım "sen" gibi kalabilseydin.
ama yapamadın. çok istedim inan, hep yanımda ol istedim.
tüm planlarımı seninle ilgili kurdum mesela, geleceğe dair planlarım hep senin üzerine kuruluydu.
hani "keşke böyle bitmeseydi" diyor insan. ama gururuma da yediremiyorum gelip sana "nasılsın" demeyi. demem de zaten.
tek şaşkınlığım şu... o kadar üzülmüştüm ki ben, sen üzüldün sanarak. ama sen hiç üzülmemişsin ki. vicdanım çok rahat. inanılmaz derecede huzurluyum. yanlış yapan sendin çünkü, ben değil. keşke birazcık dinleseydin beni. azıcık. çok şey istemedim ben senden, "bana dünyaları al" demedim mesela. ne bileyim "benim için gezegen kirala" falan da demedim. senden sadece ufacık bir şey istedim, çok küçük...
neyse. ne denir artık? ne diyebilirim ya da? hiçbir şey diyemem değil mi? diyemem. demem. içim rahat sadece. bil bunu. biliyorum, okursun. Allah'a emanetsin.
kitap koklar gibi koklasan boynumu, nimeti öper gibi öpsen beni.
dua eder gibi çıksa adım ağzından.
ben sadece senin yanında "ben" gibi olmak istiyordum.
keşke sen de benim tanıdığım "sen" gibi kalabilseydin.
ama yapamadın. çok istedim inan, hep yanımda ol istedim.
tüm planlarımı seninle ilgili kurdum mesela, geleceğe dair planlarım hep senin üzerine kuruluydu.
hani "keşke böyle bitmeseydi" diyor insan. ama gururuma da yediremiyorum gelip sana "nasılsın" demeyi. demem de zaten.
tek şaşkınlığım şu... o kadar üzülmüştüm ki ben, sen üzüldün sanarak. ama sen hiç üzülmemişsin ki. vicdanım çok rahat. inanılmaz derecede huzurluyum. yanlış yapan sendin çünkü, ben değil. keşke birazcık dinleseydin beni. azıcık. çok şey istemedim ben senden, "bana dünyaları al" demedim mesela. ne bileyim "benim için gezegen kirala" falan da demedim. senden sadece ufacık bir şey istedim, çok küçük...
neyse. ne denir artık? ne diyebilirim ya da? hiçbir şey diyemem değil mi? diyemem. demem. içim rahat sadece. bil bunu. biliyorum, okursun. Allah'a emanetsin.
ben artık çok sıkıldım.
kendimden. hislerimden. karmaşalarımdan.
ne yapacağımı da şaşırdım artık.
"alışamıyorum.
güvenemiyorum.
sevemiyorum."
ya ben artık nefes alamıyorum. nefesimi sigarayla tüketiyorum.
çabuk sıkılıyorum. sıkıldım. her şeyden.
kendimden en başta.
artık mutlu olmak istiyorum "gerçekten mutlu"
sevebilmek istiyorum en basitinden. karşılık beklemeden sevebilmek istiyorum. sıkılmadan sevebilmek istiyorum. AŞIK OLMAK İSTİYORUM BEN ARTIK. olamıyorum.
bıktım bye.
kendimden. hislerimden. karmaşalarımdan.
ne yapacağımı da şaşırdım artık.
"alışamıyorum.
güvenemiyorum.
sevemiyorum."
ya ben artık nefes alamıyorum. nefesimi sigarayla tüketiyorum.
çabuk sıkılıyorum. sıkıldım. her şeyden.
kendimden en başta.
artık mutlu olmak istiyorum "gerçekten mutlu"
sevebilmek istiyorum en basitinden. karşılık beklemeden sevebilmek istiyorum. sıkılmadan sevebilmek istiyorum. AŞIK OLMAK İSTİYORUM BEN ARTIK. olamıyorum.
bıktım bye.
Monday, May 20, 2013
yeniden en başa mı döndük? uzaklaştık mı birbirimizden? ne çabuk, hiç şaşırdım.
uzaklaşmak istiyor insan. uzaklaşmak için bazen bir notaya sarılıyor, bazen bir şişe biraya, bazen bir paket sigaraya.
ne yapmalıyım?
nasıl döndürmeliyim seni?
canım acıyor, inan. gelgitlerinden yoruldum artık, sabit kal, benimle kal.
ihtiyacım olan tek şey, bu. anlıyor musun beni? anla.
sana sığınmak istiyorum. hep kollarının arasında kalmak.
inan, en huzurlu yer orası. kolların.
uzaklaşmak istiyor insan. uzaklaşmak için bazen bir notaya sarılıyor, bazen bir şişe biraya, bazen bir paket sigaraya.
ne yapmalıyım?
nasıl döndürmeliyim seni?
canım acıyor, inan. gelgitlerinden yoruldum artık, sabit kal, benimle kal.
ihtiyacım olan tek şey, bu. anlıyor musun beni? anla.
sana sığınmak istiyorum. hep kollarının arasında kalmak.
inan, en huzurlu yer orası. kolların.
Subscribe to:
Posts (Atom)