seni yazmıyordum uzun zamandır. seni hatırlamak istemiyordum. seni hatırladıkça sol tarafıma bi sancı giriyodu çünkü. sol kaburgam sökülüyordu sanki yerinden. seni hatırladıkça ilk sigara içtiğim an gibi öksürüyordum. seni hatırladıkça boğazımdaki yanma daha dayanılmaz bi hal alıyodu. seni hatırladıkça ben biraz daha yok oluyodum.
ama yine hatırladım seni. yine acılarımı bıraktığım yerden aldım elime, gidiyorum. nereye gidiyorum? nerdesin? söyle. gelicem çünkü. bak çok özledim seni. sarılmam lazım. sarılmasam bile, sesini duymam lazım. keşke duysan beni. ya da ne bileyim, görsen senin için karaladığım cümleleri. ne kadar özlediğimi hissetsen. merak etsen, düşünsen beni. sadece bi'kez ya. bi'kez. çok bişey istemiyorum ki senden. ama bunlar bile fazla sana dimi? çünkü sen hiçbir şey yapmazsın. beklersin sen. durak gibi, beklersin. insanlar gelir gider ama sen kalırsın dimi? kalarak gidersin sen. umursamazsın. kendini düşünürsün, bencilsin.
keşke bu denli bencil olmasaydın. belki o zaman acım hafiflerdi. belki o zaman "seni bırakmıcam" dediğim için pişmanlık duymazdım. keşke yanında biraz daha kalabilmem için o otobüsü bir süre daha bekletseydik. keşke yanında olabilseydim. ama yapamadım. yapmak istedim, olmadı. o kadar kırıldım ki, hatta her defa kendimi birleştirsem de bu kez yapamadım. darmadağın oldum bir de üstüne üstlük her tarafa dağıldım! yokum artık. olmak istediğim kadar yokum. seni sevmek istediğim kadar nefret ediyorum artık senden. nefret ediyorum.