Wednesday, July 11, 2012

bugün 2 kez otobüse bindim.
ikisinde de yaşlılara yer vermedim.

gözümün içine nefretle baktılar, umursamadım. o “hadi kalk da yer ver” bakışlarını siklemedim. gözlerinin içine baktım. bakmaya çalıştım. bakamadım. onlardan daha yaşlı hissediyordum ben kendimi. ayakta durabilecek gücü bulamıyordum kendimde.

bu acı bitiyo mu? ya da nasıl geçiyo, bilmiyorum. ama bu acıyı çeken bi tek benmişim gibi geliyo. herkes mutlu görünüyo çünkü. benim olamadığım kadar, hiç olmadığım kadar mutlu! susuyorum sonra. sakinleşmeye çalışıyorum. geçmesini bekliyorum. acımanın geçmesini. ama geçmiyo. aklıma geldikçe iyice saplıyorlar o bıçağı kaburgalarıma! canım acıyo. herkesin acılarını çeken bi mıknatıs gibi, canım acıyo.

sonra kısıyorum dünyanın sesini. çekiliyorum köşeme kulaklığımı takıp. düşünecek çok şey var, kurulacak çok hayal. sen olmasan da, onlar var.